19 Nisan 2014 Cumartesi
Peygamber Efendimizin Kaç Hanımı Vardı
Peygamber Efendimizin Kaç Hanımı Vardı
Peygamber Efendimizin (S.A.V) ‘in kaç hanımı vardı, neden bu kadar çok eşi vardı?  Bu konu o kadar çok hassas bir mevzu ki, bunu özünde anlamayanlar ya fesada düşüyor yada sapıtıyor....

Peygamber Efendimizin (S.A.V) ‘in kaç hanımı vardı, neden bu kadar çok eşi vardı?  Bu konu o kadar çok hassas bir mevzu ki, bunu özünde anlamayanlar ya fesada düşüyor yada sapıtıyor. Bir çok yerde bu konu ile ilgili kaynak olmasına rağmen hala tam olarak anlaşılmış değil. Ben de bir kaç kaynaktan derlediğim bu bilgileri daha sade bir şekilde sizlere aktarmaya çalışacağım.

1. Hatice :  O dönemin en zengin ailelerinden olan Hatice genç yaşta dul kalmış ve ticaretle uğraşıyordu. Sermayesini başkaları ile paylaşarak onlarla ortak ticaret yapıyordu. Bazı kişilerin tavsiyesi ile Abdullah’ın oğlu Muhammed’e de sermaye vererek onu kölesi Meysere ile Şam’a gönderdi. Döndüklerinde çok karlı bir ticaret yapılmıştı. Kölesi Meysere de Hatice’ye onun güzel ahlakından övgülerle bahsetti. Hatice Efendimiz ile evlendiğinde 40 yaşında, Efendimiz ise 25 yaşında idi. Evlilikleri 25 yıl sürdü. Efendimizin yedi çocuğundan altısı bu evliliğin meyvesidir. Hz. Hatice ilk iman eden kişi idi. Öldüğünde 65 yaşında, Efendimiz ise 50 yaşında idi.

2.  Aişe : Hz. Hatice’nin ölümü Peygamber Efendimizi çok üzmüştü. Belki buna çare olur diye en sadık dostu Ebu Bekir kendi kızını takdim ederek “kızımla evlenerek şeref veriniz” önerisinde bulunur. Bu gelişmeler sırasında Aişe daha 7 yaşındadır. Peygamber Efendimiz bu öneriyi kabul eder. Fakat Aişe nişanlı olarak babasının evinde kalır. Nikah ise Medine’de hicretten sekiz ay sonra yapılır.

3. Sevde : Sevde ve kocası islamı ilk kabul edenler arasındadır. Habeşistan’a göç edenler arasında oda vardı. Dul kaldıktan sonra çok büyük sıkıntılar yaşar. Her açıdan korunmaya muhtaçtır. Kendisini koruyacak bir kimse bulamayan Sevde, hanımı ölen Hz. Muhammed’e evlilik teklifi yapar. Efendimiz bunu kabul eder ve evlenirler. O sırada Efendimiz Aişe ile hala nişanlıdır.

4. Hafsa :  Hz. Ömer’in kızıdır. Kocası Huneys, Bedir savaşında şehit olmuş ve dul kalmıştı. Hz. Ömer kızını önce Ebu. Bekir ile evlendirmek istiyor fakat Ebu Bekir bir bahane üreterek bunu kabul etmiyordu. Sonra Hz. Osman’a bu arzusunu bildiriyor Osman da bunu kabul etmiyordu. Bu duruma çok üzülen Hz. Ömer halini Hz. Peygambere açtı. Efendimiz ise Hafsa ile evlenerek Hz. Ömer’in bu üzüntüsünü gideriyordu.

5. Zeynep :  Hz. Peygamber’in halasının oğlu Abdullah Bin Cahş Uhud savaşında şehit olmuş ve hanımı Zeynep dul kalmıştı. Kendisi gibi şehit hanımı olan Hafsa ile evlenmesinden cesaret alan Zeynep Efendimize gelerek evlenme teklifi yapmış ve Hz. Peygamber de kabul etmişti. Ancak Zeynep’in ömrü çok kısa oluyor ve bir kaç ay sonra vefat ediyordu.

6. Ümmü Seleme : Kocası Abdulesed oğlu Abdullah Uhud savaşında ağır yaralanıyor ve sonra şehit oluyordu. Abdullah Abdulmuttalib’in kızı Berre’nin oğludur. Dolayısı ile Hz. Peygamberin halasının oğlu oluyor.

7. Cahş Kızı Zeynep : Zeyd bin Harise ile evli idi. Zeyd Peygamber Efendimizin evlat edindiği köle idi. Zeyd ile boşandıktan sonra Hz. Peygamber ile evlendi.

8. Cüveyriyye : Ebu Dırar oğlu Haris’in kızıdır. Henüz daha 20 yaşında iken kendi kabilesi ile başka bir kabile arasında çıkan savaşta kocası ölünce dul kalıyor. Cüveyriyye ganimet olarak Hassan adında bir şahısa düşüyor. Bu kişi Hz. Peygamberin şairi idi. Hassan fidye miktarını çok yüksek tutunca Cüveyriyye Efendimize sığınıyor ve yardım etmesini istiyordu. Hz. Peygamber fidyeyi kendisi ödeyerek kadını serbest bıraktı. Kızının fidyesi Peygamber tarafından ödendiğini öğrenen baba Harise müslüman oluyor ve “kızımla evlenerek şeref veriniz” diyerek ricada bulunuyordu. Hz. Peygamber bu teklifi kabul ediyor ve bir kabile reisinin kızı ile evleniyordu.

9. Ümmü Habibe : Mekkenin son reisi olan Ebu Süfyan’ın kızıdır. İlk müslüman olanlardandır.  Kocası Abdullah ile Habeşistan’a göç etmiş Abdullah’ın dinini değiştirmesi ile ondan boşanmıştı. Hz. Peygamber Medine’ye göç ettikten sonra Necaşi’ye bir mektup yazarak Ümmü Habibe ile evlenmek istediğini bildiriyor ve orada Necaşi nikahı kıydırıyordu. Daha sonra Necaşi Ümmü Habibe ve diğer göçmen müslümanları  Medine’ye ulaştırıyordu.

10. Safiyye : Yahudi bir kabile olan Nadiroğullarına bağlı idi. Hayber savaşı sırasında kocası Kinane ölünce esir düştü. Çok güzel ve genç bir kadındı. Esir paylaşımı sırasında kime düşse Ashab arasında sorun çıkacağını hisseden Peygamber Efendimiz Safiyye’yi kendisine seçti. Bu seçimden kimsenin razı olmayacağı söz konusu değildi. Bu evliliğin iki hikmeti vardı.

* Hz. Harunun soyundan olduğu kabul edilen Safiyye’yi tutsak bırakmamak ve müminlerin anneleri mertebesine yükseltmek

* Yahudilere karşı “Bakınız, ben sizin reislerinizden birisinin kızı ile evleniyorum. Aramızda akrabalık peyda oldu. Sizde artık kininizden vazgeçin, hidayet yoluna gelin” demek oluyordu.

11. Meymune : Haris el-Hilaliyye’nin kızıdır. Efendimizin amcası Hz. Abbas’ın baldızıdır. Dul kaldıktan sonra Hz. Peygamber’in dul kalan kadınları himayesi altına alması onun cesaretlendiriyor ve ablasına bu konuyu açıyordu. Ablası da Abbasa “kardeşimi Muhammed’le evlendireceksin” dedi. Abbas kabul etti ve bu isteğini Hz. Peygambere iletti. Abbas Peygamber Efendimizin gözünde çok makbul idi. Bu isteğini kabul etti ve Meymune ile evlendi.

12. Reyhane : Kurayza oğulları ile yapılan savaş sonrasında Hz. Peygamber onu nikahladı. Veda Haccı esnasında vefat etmiştir.

13. Mariye : Peygamber Efendimiz Mısır’a elçiler göndererek islamı tebliğ görevine devam ediyordu. Mısır valisi Mukavkıs mektuba karşılık hürmet dolu bir mektup yazıyor ve bununla beraber Mariye ve Şirin adlı iki kardeşi bu hediyeler ile birlikte Hz. Peygambere gönderiyordu. Efendimiz bu hediyeleri kabul etti ve Şirin adlı cariyeyi şairi Hassan’a verdi. Mariye’yi ise kendisine nikahladı. Bu evlilikten İbrahim adında bir erkek çocuk dünyaya geldi. Ancak İbrahim 18 aylıkken öldü.

Evet. Peygamber Efendimiz (S.A.V) İn 13 adet hanımı vardı. Burada yazdıklarım çok kısa ve temel bilgilerdir. Bu evliliklerin altında yatan hikmetleri ayrıntıları ile anlatmak çok uzun bir zaman alacaktır. Yazımın başında da belirttim. Bu hikmetleri tam olarak öğrenmeden lütfen bu konu hakkında yorum yapmayın.  Bizler bir beşeriz, aklımıza olmadık düşünceler gelebilir. Bu yüzden bu konu hassas ve tehlikelidir.

Yararlanılan Kaynaklar :  Hz. Muhammed Niçin Çok Evlendi / Ahmet KARADUT

 

 

FacebookTwitterGoogle+

// Peygamber Efendimizin Kaç Hanımı Vardı // için 11 Yorum

  1. ahmet diyor ki:

    Konu hassas ve önemli olduğu için bilakis "varsa" düşüncelerinizi ve bildiklerinizi paylaşmanız icab ederdi. O zaman sorulabilirdiki neden ümmete 4 ile sınırlandırılan kadın sayısı hazreti Peygamberde 13 olmuştur ?

    Açıkça konuşamadığımız sürece 1400 senedir lanetlenmiş olarak kalacağız batı ve emperyalist amerika her zaman bizi kullanacak. Tartışmaktan sorgulamaktan korkmamak icab eder. Hz İbrahim arayışlarını unutmamak lazım. Konu hassas susalım demek dedikoduları arttırmaktan öteye gitmez

  2. yağmur diyor ki:

    ateist bir arkadaş bana gelip müslüman erkeklere 4 eş sınırı var ama hz.muhammedin 13 eşi olmuş dediğinde,hani Allah’ın gözünde bütün kullar eşitti dediğinde,ne cevap vermem gerekiyor ?

    • Baki Çetin diyor ki:

      Allah’ın gözünde bütün kullar eşit değildir. Allah Rahman sıfatı ile bütün kullarına yedirir içirir onların rızıklarını verir. Ancak takva sahipleri (Allah’tan en çok korkan ve ona itaat edenler) diğerlerinden üstündür. Allah adalet sıfatı ile (El-Adl) tüm kullarına karşı adaletlidir. Adalet başka bir şey, eşitlik başkadır. Allah Resulünü en güzel özelliklerle donatmıştır. Bizler ise kusurlu ve hatalarla doluyuz. Eğer 4 değilde 10 eşimiz olsaydı ne olurdu acaba bizim halimiz. Kaldı ki bir tanesi ile baş edemiyoruz. Ayrıca Allah Bakara suresinde 1-2-3-4 adet eş edinebilirsiniz ama sizler için 1 tanesi daha hayırlıdır diyor.

    • isimsiz diyor ki:

      hzm uhammedin sadece islamı yaymak için evlendiğini söyle

  3. harun diyor ki:

    Atesit degilim ama 48 yasindan sonra Deist oldum ve ne acidirki hassas konu diye bize anlatilmayanlari sonradan ogrenmenin verdigi hayalkirikligi ile sadece dinden cikmakla kalmayip aldatildigini dusunerek icimden buguz bile diyorum. Ben artik deistim Allahi inkar edemeyecegime gore Peygamberlerin hayatlari kulakdan duyduklarimiz gibi degil oldugunu ogrendikce insanlar 1400 yil oncede bugun bizleri aldatanlarin tipkisinin aynisi oldugunu goruyor gercekten uzuluyorum. Artik tek basima bile kalsam su soz bana tamda uyuyor. Bir yalana milyonlar bile inansa yalan yine yalandir.

  4. Harun diyor ki:

    Kişilik olarak devamlı sorgulayıcı oluşum din dışındaki her konuda özgürce sorgularken dindar bir aileden geldiğim için başlangıçta dini sorgulayamıyordum. Bu durum 45 li yaşlarıma kadar devam etti fakat daha fazla dayanamayarak kulaktan duyduğum ve olamaz dediğim iftiradır dediğim şeyleri sonunda kuranın Türkçe mailini ve bazı bölümlerinde tefsir ile birlikte tamamına yakınını okudum. Çoğu bölümler devamlı tekrarlanan bazen de birbiriyle çelişen cümleler olduğunu gördüm ama beni asıl şok eden bölüm Ahzan süresi baştan sona kadar bölümüydü.
    Orada Hz. Peygamberin yaşantısının günümüz siyasetçilerinden pekte fark etmediğini gördüm. Mesela en büyük şok Zeyd ve Zeynep meselesi bu olayın gerçekleşmiş olması inanın beni negatif anlamda derinden etkiledi nerdeyse travma gibi bir şeydi, o olayın bir çok yerde detaylı açıklamalarını okudum hepsi de zorlama yorumlardı en akla yatkın olanı cehalet dönemindeki adeti bizzat Peygamber değiştirmek için olduğu kabul görse bile o gün bugündür bir tek daha örneği olmamış , nasıl oluyor da Allah buna müsaade ediyor hatta yaptırıyor. Birinci çıkmazım buydu Peygamberin 53 yaşından sonra çoklu evlilikleri şehvet için olmasa bile siyasi kaygılarla olduğu şüphe götürmez bir kanı oldu bende. Bir kez zincirini kırdığında olayları daha özgürce kıyaslayıp tartabiliyorsun bu nedenle diğer çok bildik konular bile ne kadar mantıksız ve akla uygun olmadığını görüyorsun, mesela Allah kullarını imtihan için gönderdiği ne kadar anlamsız bir olgu. Yaratan yaratıyor sonrada imtihan edeyim diyor! neyi kime karşı sınıyor zaten tüm güç onda kendi yarattığı kulların nasıl davranacağını merak etmesi sizce de mantıksız değil mi? Özgür iradeyi alalım ele asla ama asla ve hatta istisnasız hiç kimsenin özgür iradesi yoktur, neden mi? insanların yada hayvanların yada bitkilerin tüm hareketleri bir başka olayın tesiri ve etkisi altındadır bunu düşündüğünüzde göreceksiniz her hareketiniz ortamdan, olaydan, yada herhangi bir duygudan dolayı gerçekleşiyor ve bu etkenlerin en çoğu da sizin dışınızdaki olaylar mesela ben Japonya’da doğsaydım Müslüman olma olasılığım yüzde kaç olabilirdi? hadi Allah istediğine iman verir denir hep madem istediğine verir o zaman imtihan nedir? Bunlar gibi örnekler yüzlerce binlerce yazmaya kalksam yüzlerce sayfa olur. Müslümanların en büyük yanılgısı din ile Allah ı aynı anlamla anlamlandırdıklarıdır oysa Allah’ın var olması için bir din olmazsa olmazı değildir kaldı ki İslamiyet henüz yokken bile yaratana Allah deniyordu Araplarda. Birde başka konuyu alalım Allah eğer bugün kuran indirecek olsa yine aynı kuranı indirir miydi bunun cevabı asla aynı olmazdı çünkü 1400 yıl öncede insanların yapabilecekleri şeyleri yazıyordu yapamayacakları şeyleri söyleyemiyordu ama bugün olsa rahatça söyleyebileceği şeyleri o gün insanların gelenek ve kültürlerine çok aykırı olan şeyleri söyleyemiyordu. Mesela köleliği kaldıramadı neden? kaldırsa idi peşinden gelecek zengin ve güçlü insanların sayısı çok az olurdu. yada çok evliliği bugün söyleyebilir mi? Bir başka konu; her ne kadar kız çocuklarını diri diri gömülmekten kurtarsa da kadınlarla erkeklerin haklarını asla eşit göremedi neden? çünkü erkek tam egemendi o toplulukta “eğer kadının Allahtan başkasına tapması caiz olsaydı erkeğine tapardı” hadisi gibi binlerce çelişkili ve o zamanın insanlarına hitap eden şeylerdi. Müslümanlarda birde şu var İslam mükemmel ama Müslüman hatalı İslam bu değil der ve böylece İslam’ı kurtarıp insanı suçlar oysa İslam tamda bu işte ama Müslüman ülkelerde bu sohbetler edilmez edilemez çünkü kellesi gider nitekim birçok kelle gitti de bizim ülkemizde de dinden çıkanların öldürülme olayları var ne yazık ki. Kısaca Ben Allah, Tanrı yaratan adına ne dersek diyelim akıllı bir yaratıcının olması gerektiğine inanıyorum. Ama aynı mantığım o yüce ve çok kudretli varlığı dinler bize çok sığ bir şekilde mistik imsi bir dille adeta cahilane işlerle uğraşan bir varlıkmış gibi anlatıyor olmaları kabul edilemez, ne alakası var 3 kez bunu oku 7 kez şunu oku üfle sonra yat bak şu olacak! gibi saçma sapan öğütler ilime bilime asla ışık tutmayacak icraatlar vesaire. Bilimi yaratan en mükemmel şekilde kullanarak evreni ve ondanda karmaşık olan beyinlerimizi bize vermiş bunları düşünecekken ne diye hala başörtüsünü şöyle ört atkıyı böyle tak gibi işlerle uğraştırır? O Allah ki sınırlarını tahayyül dahi edemeyeceğimiz evreni yaratmış sonrada ufacık insandan imtihan diye bir takım anlamsız şeylerimi istemiş? yapmazsan yakacağım demiş bunu şanına nasıl yakıştırır ki akıl var mantık var. Sözün özü Peygamberler geçmişin siyasetçileri idi günümüzdeki siyasetçilerde onlardan pek farklı değil hareketlerini izlersen göreceksin toplumu nasıl peşinden götürebildiklerini. Bazı tam cahil sarıklıların sidik içme meselelerini hiç olmamış kabul ediyorum birde onların sahih hadis filan diye kabul etsem o zaman Dine inanmayı bırakın Dini uyduranlara çok fena bozulacağım.
    Allah vardır çünkü yokluğu mantığa aykırıdır. Din yoktur ve uydurmadır, yani öncesi uydurma sonrası kendi inanma daha sonrası kitleler tarafından pozitif anlamda değiştirerek kitlelerin onun peşinden gitmesi olayı. Dinin Allah tarafından gönderilmiş olması mantık dışıdır. Özetle neden Deist olduğumun hikayesi.

  5. netbilgiver diyor ki:

    Merhaba Harun Bey. Öncelikle bize doğru bir mail adresi verirseniz daha iyi iletişim kurabiliriz. Zira bu mailinize gönderim yapamıyoruz. Eğer iletişim bölümünden bize tam adresinizi ve telefonunuzu bırakırsanız size hediye olarak bir kitap göndermek istiyoruz. Eğer bu kitabı okursanız aklınızı karıştıran bir çok soruya cevap bulacaksınız. Yazdıklarınız inanın içimizi burkmaya yetti. Adeta okyanusu keşfetmek için dalış yapmışsınız fakat yanınızda bir rehber ve sizi bekleyen tehlikelerden koruyabilecek donanım almamışsınız. Öncelikle doğru bildiğiniz yanlışı düzeltelim. Allah (C.C)ın insanları yaratmasındaki maksat imtihan etmek için değildir. Yada imtihan olmak için bu dünyaya gelmedik. Veya bu dünyaya geliş sebebimiz imtihan olmak ve bu imtihanın sonucunda cennet veya cehenneme gitmek değildir. Allah bu sorunun cevabını Kur’anı Kerim de kendisi söylüyor. “Ben sizi kulluk edesiniz diye yarattım”. İşte bunun açılımını zaman içerisinde buradan yapalım ve Allahın izni ile geliş sebebimizi tam olarak idrak edelim.

  6. Harun diyor ki:

    Iyi niyetinizden suphem yok, yukardada bahsettigim gibi beynimi ikna edebilecek hic bir mantikli aciklama bulamadim ama tavsiyenizi deniyecegim, tam özgür irademiz yok derkende buna deginmek istedim inanmak veya inanamakakta bizim elimizde degil bu bir beyini ikna etme meselesi. Bahsettiginiz kitabin yazarini ve kitabin ismini yazarsaniz ben bulurum. Tesekkurler

  7. Harun diyor ki:

    Yalniz yanlis anlasilmasin Allahin(Yaraticinin) varligina zaten inaniyorum bu konuda tersine ikna olmamda mumkun degil zaten.
    Bahsettiginiz kitap Dinin gercekligini ikna edebilecekse tavsiyede bulunun cunku yukaridaki kisa yazinizda sanki yine Allah in varligina ve gercekligine atifda bulunuyorsunuz gibi geldide bana.

  8. netbilgiver diyor ki:

    Aynı anda hem kalp hastası, hem ülser, hem kanser, hem grip ve hem de çıban hastalığına tutulmuş bir insana nasıl bir tedavi uygulanır sizce. Size tavsiye edeceğim kitap sadece bir hastalığın virüsünü yok edecektir. Diğer hastalıklar için çok sağlam bir hekime ihtiyacımız olacaktır. Sizin içinde bulunduğunuz durum benim 8 sene önceki halimin birebir kopyası. Ben de Kur’an-ı Kerim’in meali ile başlamıştım. Tamda sizin takıldığınız konulara takıldım. Size tavsiye edeceğim kitap Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınlarına ait. Asıl yazarı Ebu Rıdvan M.Sadık Vicdani. Tercüme ederek hazırlayan Ahmet Karadut. Kitabın adı. Hz. Muhammed Niçin Çok Evlendi. Kitabın yarısından fazlası Peygamber Efendimiz (S.A.V)ile Hz. Zeynep’in evliliğini konu ediyor. Eğer bulamaz iseniz size gönderebilirim. İnşallah içinizdeki kavgaya bir son verecek başlangıç olur bu kitap.

Yorum Yapmaya Ne Dersiniz

Benzer Haberler
Yukarı Geri Ana Sayfa

Türkler Nasıl Müslüman OlduTürkler Nasıl Müslüman Olduİlk Türk Devleti olan Hun...
Deniz Gezmiş KimdirDeniz Gezmiş KimdirDeniz Gezmiş’i bir cümle ile...
Kaşgarlı Mahmud KimdirKaşgarlı Mahmud KimdirKaşgarlı Mahmud,  11. yüzyılda yaşamış...
Çeyiz SetleriÇeyiz SetleriDiyelim ki evlenmeye karar verdiniz....